Sağlık İletişiminde Hasta Odaklılık İlkesi


2021 yılının ilk çeyreğinden geriye doğru baktığımızda, özellikle son 10 yıllık dilimde sağlık hizmetlerindeki köklü değişimi görmek mümkün.

Doktoru, sağlık hizmetinin merkezine koyan ve geçtiğimiz yüzyılın trendi olan Paternalistik yaklaşım; hastaya daha az soru sorma, endişesini ve/veya kaygısını daha az ifade edebilme, empatiden uzak doktor yaklaşımı gibi sonuçları beraberinde getirdi.

Fakat “Ölmez Sektör” sıfatı ile yatırımcıların ilgi odağı haline gelen sağlık; bu yatırımlarla birlikte gelişen teknolojiler ve kitlesel sağlık trendleri sayesinde, kabuğunu yırtarak bambaşka bir bakış açısıyla yoluna devam etmektedir.

Sağlık hizmeti anlayışını değiştiren etkenler başlıca;

·        Pandemi,

·        Kitlesel sağlık trendlerindeki değişim,

·        Kozmetik kaygının artması,

·        Özel sağlık kuruluşu sayılarının artması,

·        Sağlık maliyetlerinin artması,

·        Kitle iletişiminin dijitalleşmesi,

Olarak sıralanabilir.

Tüm bu etkenler göz önünde bulundurularak bir hizmet verenin kendini öne çıkarması, ancak hastayı odağının merkezi haline getirmesiyle mümkün olabilir.

Geçtiğimiz yüzyıla kıyasla artık hastaların büyük bir bölümü; kendisini dinlemeyen doktoru, güler yüz görmediği sağlık personelini, şık olmayan bir kliniği, reklam yapmayan bir hastaneyi tercih etmiyor. Yalnızca tercih etmemekle kalmayıp, hızlı bir şekilde yaşadığı olumsuz tecrübeyi büyük bir kitle ile de paylaşabiliyor.

Tabii büyük bir mali yatırımı olan sağlık sektörü de böyle küçük yıpratmalarla zarar görmek istemediğinden, “Hasta Odaklılık” ilkesini kendisine değişmez, tek çıkış yolu olarak görüyor. Sonuç olarak da iyi bir sağlık hizmeti deneyimine sahip hasta ve hastasını bu deneyimle evine gönderen bir sağlık sektörü tablosu karşımıza çıkıyor.

YAZAR;
Murat CEYLAN
Sağlık İletişimi Danışmanı